Gel ey gözüm ağla gülmezem ayruk

Canım dosta gider gelmezem ayruk

Ne gam bu dünyada bin kez ölürsem

Anda ölüm olmaz ölmezem ayruk

 

“Bir baktık yıllar içerisinde özel günlere ait yazılanlar çok birikmiş. Defalarca sevgililer

gününü yorumlamışız farklı anlamlar vererek. Keza anneler gününü, kış ve yaz Ramazan

gecelerini, bayramları, kandilleri, farklı takvimlerde yeni yılları.

Bazen biz anlam atfettiğimiz için özel gün olmuş, bazen sıradan bir an içre öyle olağandışı

bir zaman koridoru açılmış ki, kendiliğinden özel güne dönmüş hayat. Zaten böyle bakılınca

hiçbir şeyin tekrarı olmadığını fark ediyor ve her günün özel olduğunu teslim ediyorsunuz.

Hadi dedik, bari biriken yazılardan bir seçki yapalım ve zamanın dönüp dolaşmasından

mülhem, biri diğerinin üzerinden geçmeyen açık uçlu çemberlerin sonsuzluğunda bir

çerçeve çizelim. Hayatımızın özel günlerine, anlarına, yıllarına, çağlarına dair; yolculuk

boyunca nerelere uğradıysak…

Bazen farklı bağlamlarda, farklı anlamlara büründü aynı sözler, bazen aynı hikayelerde

başka kelimelerle anlamını buldu. Velhasıl devam etti kalemin yolculuğu. Yunus’un

dizeleriyle başlayıp bambaşka bir yazıda yine aynı dizelerle tamamlandı ilk halka. Zaman

döndü dolaştı, her şey ‘bir’den oldu!”

Yorumlar

Gazeteden alıntı adresi: google.com

Blog yazıları

 Medeniyetin Ak Yuvası: Gülzâr-ı Aşk (Mevlid Şerhi)
Türk İslam Medeniyetinin estetik ve birikimini mayalayan bir arifti, Hüseyin Vassâf. Hem öyle bir maya ki, sâde aşk ve irfandan müteşekkil.

Yorumlar

Hiç yorum yapılmamış

“Cânım Dosta Gider” için ilk yorumu siz yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir