Leylâ İpekçi “Kimsenin Rüyası”nı Tavsiye Ediyor

Roma’da yaşarken Tevere nehri kenarında hayal edilmeye başlanmış bir roman. 
Firdevs kardeşim romanı bitirdiğinde artık birkaç şehirden dönüp İstanbul’a çoktan gelmişti. 
Farklı aşamalardan geçti kalemi de bu roman gibi. Yazmayan bilmez; altyapıyı kurmak ve anlatım dilini belirlemek temayı belirlemekten çok daha önce gelir romanda. 
Firdevs bu süreci kendine ve dünyaya yolculuk yaparken yaşadı, tecrübe etti, zevk etti ve sindire sindire yazdı. 
Yaşadıklarına verdiği mânâ ile bu romanı olgunlaştırdı. Gördüklerini sadece rüyalara emanet etmedi. Talip olan okurlarını da şahit tuttu. 
Bayezid ile Cem Sultan’ın hikayesini evet şahitlerin dilinden yazdı ve onları Cemaleddin Halveti ve Ebul Vefa’dan seyrettirdi. Ama bu bir tarihi roman değil, kendimize tutacağımız aynadan okuduklarımız… Yolu açık olsun. 

Leylâ İpekçi

Hakikatin bir rüyanın eteklerinden zamana serildiği roman: Kimsenin Rüyası

3 Temmuz 2019

Bayezid ile Cem'in Hasedi Değil Hasreti

3 Temmuz 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir