Mevlidi Anlayanlar Mânen Yeniden Doğar

MUSTAFA TATÇI (Yazar)

-Mevlit bizim geleneğimizde neden önemlidir?

Süleyman Çelebî’nin eseri, bir geleneğin dönüm noktasıdır. Tabiidir ki, Çelebî Mevlid kavramını veya siyer konusunu ilk işleyen kişi değildir. Fakat siyer veya mevlit konusunu en iyi işleyen, aşk ile işleyen kişidir. Tabiidir ki Çelebî’nin esas hedefi, bu metni okuyan ve dinleyenin kendini gerçekleştirmesinde elinden tutmak, insanın kendini tanımasını, bilmesini sağlamaktır. Mevlit, tarihî bir mevzunun anlatıldığı sıradan bir metin değildir. Bu metin, okuyanın, kendi doğumunu seyrettiği bir aynadır. Yahut Musa’ya Hızır gibi bir kılavuz. İlm-i ledün sultanıyla ilm-i ledün tâliplerinin serencâmı. Nihayet diyebilirim ki, Mevlid’i anlayanlar mânen yeniden doğacaktır!

HIZLI VE DÜŞÜNMEDEN YAŞIYORUZ

-Geçmişteki önemini günümüzde yitirmesinin sebepleri sizce nedir?

Mevlit okumak, dünkü hayatımızda, inananların birliğini, beraberliğini sağlayan livâü’l-hamd gibi bir gelenekti. Bu metin bir tefekkür malzemesiydi. Bugün çoğu konuda olduğu gibi tefekkür etme ameliyemizi yitirdik. Hızlı yaşıyoruz, düşünmeden yaşıyoruz. Stresle donanmış bir ortamdayız. Bu ortamda ne aşk ne de irfan ehli olunabilir.

Mevlid bir aşk ve irfan madenidir. Bunun değerini iyi bilmek gerekir. Yûnus Dîvânı gibi, Mesnevî gibi, Fütûhât ve Fusûs gibi. Türkçe irfan ve aşk kaynağı büyük bir hazinedir. Bu metni annem de anlar, çocuğum da. Bu hazineyi ne olur görelim. Ama maalesef günümüz insanı Mevlid’i bir ritüel olarak yaşatıyor, okutturuyor, dinlemiş görünüyor fakat -irfan ehlini tenzih ederim- çoğu anlamıyor, düşünerek dinlemiyor.

-Süleyman Çelebi’nin eseri neden kıymetlidir? Neler söylersiniz?

Vesîletü’n-Necât tefekkür edilmesi gereken bir eserdir. Bu eser, Hz. Peygamber’in şahsında Süleyman Çelebî’nin; Çelebî’nin şahsında bizim manevî doğuşumuzun hikâyesidir. Sadece tarihî, dinî bir hikâye veya sıradan bir metin değildir. Mâlum-ı âliniz, Hz. Peygamber, Hz. İsa’dan naklettiği bir hadîsinde “İki kere doğmayan göklerin ve yerin melekutuna ulaşamaz.” demektedir. Bendeniz bu hadîsten, insan-ı kâmilden doğmayanın / uyanmayanın kendi hakikatine ulaşamadığını anlıyorum.

Günlük hayatın gölgesinde içimize dönmek

8 Şubat 2021

Yûnus'tan Alacağımız, Hak İçin Sevmek ve Hak İçin Bilmektir

8 Şubat 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir