YÛNUS’LAR YOK’TAN ÇIKAR

TÜRKÇENİN SÜLEYMANI OLDU YUNUS. KUŞ DİLİNİ ONUNLA ÖĞRENDİ TÜRKÇE…

Röportaj: Ali Sürmelioğlu / Ocak – Şubat 2021 – 54.Sayı

Röportajdan alıntı;
-Rahmanî bir ilham var sonuçta. -Tabii. İlhamın da ötesindedir. Çünkü makam-ı mülheme nerede kaldı, makam-ı Süleyman’da kaldı. “Süleyman kuş dili bilir dediler Süleyman var Süleyman’dan içeri.” Yunus daha da içeriden bahsediyor. İçi var içi var. Daha içeride bir Süleyman var. Türkçe’nin Süleyman’ı oldu, hatta ötesine geçti Yunus.

Burada bir kibir söz konusu değil değil mi?

Haşa, kibir olur mu. Makam üzere düşünmek gerekir bu sözleri.Derler ki Muhammediye kitabının şairi Yazıcızade Hazretleri biraz vakarlı gezermiş. Bazıları da Hazreti çok kibirli zannederlermiş. İşin hakikatini anlamayan kişilere “Bizim kibrimiz Kibriya’dandır.” dermiş. Evliyaullahta makam-ı velayetten kaynaklanan vakarı kibirle karıştırmamak gerekir. Ehlullahın ne sözlerinde ne de davranışlarında bir kibir söz konusu değildir. Kibriya’nın nuru gönülde tecelli edince kibir yani nefis gider. Çünkü Pazar içinde alanın ve satanın o olduğunu, nefsinin müstakilen var olmadığını, Hakk’a ait olduğunu bildi. Nefs Hakk’a teslim oldu. Kendinde nefisten, benlikten eser kalmadı. Hasılı, insan nefsinden tecelli edenin Hak olduğunu bilmeli, vahdet sırrıyla teselli bulmalıdır. Hazret-i Mısrî’nin ifadesiyle “bîhod olandan” sakınmalıdır. Bîhod, kendine ait bir nefs yok, Allah’ta olan demek. Şair cem ve fark makamlarını ne güzel anlatır:

“Gâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi Gâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni”

Ehlullah cem makamından bazen farka tenezzül ederler. Ama Yûnus’ta divan tecelli ederken hiç dünya kokusu yok.

Yazının tamamı: Karabatak Dergisi 54.Sayı

Yunus’un denizinde aşktan söyler dillerimiz

1 Şubat 2021

Günlük hayatın gölgesinde içimize dönmek

1 Şubat 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir